Günümüz modern dünyasında kadın ya da erkek birçok insan fazla kıllarıyla ilgili sorunlar yaşayabilmektedir. Bunun için önceleri ağda ya da diğer tıraş cihazları kullanılsa da günümüzde lazer teknolojisinin gelişmesi ile birlikte lazer epilasyonlara olan talep artmaya başlamıştır. Bununla birlikte ağda ya da diğer epilasyon cihazlarına göre uygulamasının daha kolay ve daha az zahmetli olması nedeniyle lazer epilasyon yaptırarak pürüzsüz bir cilde kavuşmak isteyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoğalmıştır. Bu yöntemi kullanarak epilasyon yaptırmak isteyenlerin en çok merak ettikleri konu Ankara lazer epilasyonve sonrasında yapılması gerekenlerdir. Bu uygulamanın süreci diğer epilasyon yöntemlerine göre daha kısa sürede tamamlanmakta ve sonrasında da sonuçları daha uzun süre kendini göstermektedir. Lazer epilasyon öncesinde kesinlikle bir cilt doktoruna muayene olunarak cildin yapısının lazer epilasyona uygun olup olmadığına bakılmalıdır.
Lazer Yöntemi ile Epilasyon Nasıl Yapılır?
Fazla kıl probleminin ortadan kaldırılması için sıklıkla kullanılan bu yöntem ile ilgili en çok ilgi çeken konulardan biri lazer epilasyon süreci ve sonuçlarıdır. Bunun için insanlar bu uygulamayı yapan yerlerden süreç hakkında bilgi talep etmektedirler. Lazer epilasyon seanslar halinde uygulanan bir tekniktir. Uygulamanın yapılacağı vücut yerine göre, cildin özelliklerine göre ya da kıl yapısına göre gereken seans sayısı kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle uygulamadan önce kaç seanslık bir uygulama olacağı karar verilmelidir. Ayrıca uygulamadan önce epilasyonun yapılacağı yer herhangi bir şekilde tıraş edilmemelidir. Aksi durumda lazer yöntemi işe yaramayabilir. Bu nedenlerle lazer epilasyon Ankarahakkında edinilen ön bilgiler sürecin hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesi konusunda yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte uygulamanın yapılacağı merkezin kaliteli hizmet sunduğundan emin olmak gerekir.
Karboksiterapide asıl amaç dolaşımı ve metobalizmanın hızlandırılmasıdır. Bunun için CO2 gazı yani karbondioksit derinin altına iğneler yardımı ile enjekte edilmektedir. Bu işlem oldukça basittir. Uzman bir doktor tarafından uygulandığı takdirde genellikle olumlu sonuç alınmaktadır. Bu işlemde amaç sadece zayıflamak değildir. Selülitlerin tedavisinde de karboksiterapi kullanılmaktadır.
Karboksiterapi Tedavisi Nasıl Uygulanır
Karboksiterapi tedavisinde endişelenmeye gerek yoktur. Oldukça küçük bir iğne yardımı ile (yaklaşık 3 milimlik) derinin altında karbondioksit enjekte edilir. Ardından alt derideki dokular tarafından emilerek içeri çekilir. Alt derideki kan damarları uyarılır. Bununla beraber zayıflamak adına birkaç işlem gerçekleşir. Bunlar;
-Kan damarları uyarıldığı takdirde kan akışı hızlanır
-Lipolitik bir etki oluşturularak zayıflama oranı arttırılır.
-Fazla suyun vücut dışına atılması kolaylaştırılır.
-Alt derideki dokular yenilenir.
– Ph oranında dengelenmeler sağlanır.
– Damarlar genişleyerek kan akışı hızlanır.
– Kaslar olduğundan daha da sertleşir.
– Dokular yenilenme özelliği kazanır.
Tedavi Hangi Bölgelere Uygulanır ve Bölgeye Göre Alınan Sonuçlar Nelerdir?
Tedavi, aslına bakılırsa yağların biriktiği ve selülitlerin oluştuğu her yerde kullanılabilir. İşlemi yapacak doktor önce bazsı tahliller yapar ve bu tahliller doğrultusunda size en uygun yağ eritme veya selülit giderme tedavisini söyler. Karboksiterapi uygulanabileceği bölgeler;
-Basen
-Kollarda, koltuk altında
– Göğüslerde
-Karın Bölgesinde karboksiterapi uygulanabilir
Basen bölgesinde oluşan özellikle selülitleri gidermek için kullanılabilir. Kollarda ve koltuk altında oluşan sarkmaları gidermektedir. Göğüslerde oluşan sarkmalar ve aşırı irilikler giderilebilir. Doğumun ardından oluşan, ani kilo olmak ve ani kilo vermekte dolayı oluşan sarkmalar giderilir. Ameliyat yaraları, sonradan oluşan yanık ve yaralar giderilebilir.
Karboksiterapi Yapılırken Ya Da Yapıldıktan Sonra Ağrı Çekilir mi?
İşlem sırasında çok kısa bir süre küçük bir ağrı hissedilmektedir. Fakat bu kalıcı bir ağrı değildir. Ardından 10-20 dakika arasında bir süre boyunca sıcaklık ve basınç hissedilebilir. Bu da geçicidir ve endişelenmeye gerek yoktur.
Tedavi Sonrası
Yapılan tedavinin ardından fazla kilolar yakılmakta, metobolizma ve kan dolaşımı hızlanmaktadır. Ancak bazı hususlara dikkat edilmelidir aksi takdirde yapılan işlemin etkisi azalmaktadır. Bu işlemin ardından aslında kişi normal yaşamına devam edebilmektedir. Dikkat edilmesi gerekilen konular;
-Tedavinin ardından birkaç saat boyunca banyo yapılmamalı, saunaya girilmemeli, yüzme yapılmamalıdır. Yani bölge su ile temas etmemelidir.
– Karboksiterapi ardından işlemin yapıldığı bölgede çarpmalara ve yaralanmalara karşı tedbir alınmalıdır. Bunlara dikkat edilmediği takdirde işlemin etkisi azalabilir.
Kaç Seans Sonra İşlem Biter
Tedavi ortalama yaklaşık 8-10 seans sürmektedir. Net bir seans sayısı vermek mümkün değildir, her hasta için seans sayısı değişiklik gösterebilmektedir. İlk seansın sonrasında dahi vücuttaki kan dolaşımının arttığı gözlemlenerek birkaç ile verilecektir. Selülitler azalacak ve deri sıkılaşacaktır. Pek çok hasta karboksiterapi uygulamasından memnun kalmaktadır.
Karboksiterapi Kimlere Uygulanamaz
Karboksiterapi; vücudu sarkan, aşırı kilolarından rahatsız olan, selülitleri bulunan kişilere uygulanabilmektedir. Ancak bazı kişilere uygulanamaz. Bu kişiler;
-Hamile kadınlar
-Emziren anneler
– Şeker ve böbrek hastalarına
-Hemofili bulunan hastalar
– Akut tromboembolisi olanlar, akut tromboflebit geçirmiş kişilerin üzerinde bu işlem gerçekleştirilemez.
-Kanser hastası olan kişiler
– Yüksek tansiyon teşhisi konulan kişiler
– Gangrende hastalığı bulunanlar
– Renal yetmezliği olan kişilerde
– Kalp yetmezliği bulunan kişilerdir.
Tedavinin Ücreti Nedir
Karboksiterapi işleminin ücreti uygulanacak bölgenin genişliğine ve seansların sayısına bağlıdır. Büyük bir bölgede maliyeti fazla iken küçük bir bölgede az para ödenmektedir. Ya da 4 seans giden bir kişi 10 seans giden bir kişiye göre daha az para ödemektedir.
Karbondioksit CO2 ZARARLI Bir Madde midir?
Karbondioksit gazı renksiz ve kokusuz bir gazdır. Hiçbir şekilde zararı bulunmamaktadır. Karbondioksit gazını vücudumuzda dokularda üretiriz ve akciğer yardımı ile dışarı atılmaktadır. Bu gaz vücuda üretildiği için vücuda yaptığı bir kötü etki yoktur. Daha birçok ameliyatta kullanılır ve zararsız olduğu uzmanla tarafından onaylanmıştır.
Karboksiterapi işlemi yaptıran kişiler tarafından beğenilmektedir. Kişi bu işlem sayesinde hem selülitlerden kurtulup hem kilolarını verip, hem de sarkıklıklarından kurtulabilir. Bu işlem zayıflamak isteyen ve diyetlerden, sporlardan sonuç alamayanların kullanabileceği bir tedavi yöntemidir. 3 etkiyi bir arada verebildiği için de oldukça tercih edilmektedir.
Günümüzde kurtulmak için çok değişik yöntemler kullandığımız kılların evrimsel gelişim sürecinde insan soyunun devamı için önemli bir rol oynadığını biliyor muydunuz? İlk atalarımızın giysileri yoktu ve iklimin ve çevrenin olumsuz koşullarından korunmalarını vücutlarındaki kıllar sağlıyordu. İnsanoğlu önce karnını doyurmak için avladığı hayvanların derilerinden giysi yaptı, sonra dokumayı öğrendi. Böylece ‘’doğal giysi’’ işlevi kalmayan kıllar da, önceleri tüm vücut yüzeyini kaplarken, zaman içinde kadın ve erkekte farklı bölgelerde yoğunlaşmış olarak şimdiki halini aldı.
Meksikalı ünlü ressam Frida Kahlo’yu saymazsak (ki o kişisel tercih olarak vücudundaki hiç bir bölgeye hayatı boyunca epilasyon uygulamamıştır) saçları dışında vücudunda başka tüy istemeyen kadınlar, bunlardan kurtulmak için çağlar boyunca pek çok yöntem denedi. Çam ağacı akmasından türlü çeşitli ağdalara, jilet ve cımbızdan evde kullanılan kişisel epilatörlere dek sayısız alet ve malzemeyi bu amaçla kullandı. Ancak bunlar uygulaması uzun zaman alabilen, acı veren ve ne yazık ki etkisi kısa olan yöntemlerdi.
Modern kadın, çalışsa da çalışmasa da aktif bir hayat sürüyor, kendine bakıyor, etkinlikten etkinliğe koşuyor, spor yapıyor, seyahat ediyor, bu arada çocuk dünyaya getirip büyütüyor. Ve artık istenmeyen tüylerinden kalıcı olarak, zahmetsiz bir şekilde kurtulmak istiyor..
İşte burada gelişen teknoloji ile birlikte, yıllardır tıbbın bir çok alanında başarı ile kullanılan lazer ışınları devreye giriyor. 1997 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) lazerin epilasyon amaçlı kullanılmasına onay vermesinden itibaren de LAZER EPİLASYON giderek artan bir sıklıkla tüm dünyada uygulanmaya başlıyor.
LAZER EPİLASYON NEDİR?
İstenmeyen tüylerin, cilde zarar vermeden, hızlı ve güvenilir bir şekilde, belli dalga boyundaki lazer ışınlarını kullanarak yok edilmesini sağlayan bir epilasyon yöntemidir. Ehil ellerce yapıldığı sürece son derece güvenlidir, yan etkileri yok denecek kadar azdır. Üstelik geleneksel yöntemlerden çok daha başarılı sonuçlar vererek yaşam konforunu arttırır.